Yükleniyor..
Lütfen bekleyin, içerik yükleniyor
Logo Black Logo White
  • PROJELERİMİZ
  • EKİBİMİZ
  • BLOG
  • İLETİŞİM
Menü
  • Ağustos 4, 2025

Komutan Mısın Yoksa Asker Mi? 

  • flatblog

Teknik meseleler, hayallerin karşısında geçmiş dönemden itibaren hep halledilebilir işler kategorisine girmiştir. Bunu her insan hem kendi hayat tecrübelerinden hem de tarihi olaylardan örneklerle çok rahatlıkla kavrayabilecektir. Örneğin; savaşlarda bir komutanın hayal ettiği bir top sistemi veya bir mancınık sistemi veyahut savaş taktiği çok zorlu şartlarda da olsa ortaya çıkmış ve hayat bulmuştur. Hatta bu ortaya çıkan ekipman, sistem veyahut malzeme ilk başta bakıldığı zaman “hayal ürünü” olarak görülmüştür. Ama bu olaya hayal eden kişinin cephesinden bakıldığında o bu hayalini gözleriyle görmüş, elleriyle tutmuş gibi bir inanç ve düşünce istikrarı ile içerisinde beslemiştir. İşte bu istikrar ve inanç beraberinde teknik becerileri yüksek insanlara ulaşmış, fikir sahibinin hayallerini ulaşılabilir kılmıştır.

Elbette bu bütünleyici bir birlikteliktir. Bütünüyle tek taraflı bir başarı olarak görmek emek hırsızlığıdır. Fakat hayal edebilenler komutan ve yönetici rolünü üstlenirken, bu hayalin gerçekleşmesi için çaba gösteren insanlar ise bir nevi asker konumundadır. Burada özellikle asker konumunda olan kişilerin, yüksek yetenek ve becerilere sahip olan insanlardan oluşması oldukça önemlidir. Çünkü bir komutanı başarılı kılan en önemli özelliklerden birisi iyi bir birliğe ve ekibe sahip olmasıdır. Bu örnekleme farklı alanlarda düşünüldüğünde çok daha net anlaşılacaktır. (Örneğin; bir yönetici ve ekibi.)

Burada konuyu ele alırken askerin ve komutanın görevlerini bütünüyle yerine getiren kişiler olduğunu varsayarak hareket ediyoruz. Çünkü aksi durumda kişinin konumunun, rütbesinin, unvanının gerekliliklerini bilmemesinden kaynaklanan sorunların getireceği problemleri ele almak burada izahı yapılacak konunun dışına çıkacaktır. Konumunu bilen kişi haddini bilen kişidir. Haddini bilen bir kişi ise kendi görev ve sorumlulukları dışında gerçekleşen olaylar karşısında haset ve kıskançlık yapmaz, duygu ve düşüncelerini vasat seviyesinde tutar.

Teknik meseleleri çözen insanların yaptığı işlerin de çok kıymetli olduğuna değinmiştik. Fakat bir sistem içerisine dahil olan bu bireylerin o sistem içerisinde teknik becerilerini göstermesi beraberinde bir aidiyet getirmedikçe yalnızca teknik beceri olarak kalacaktır kanaatindeyim. Çünkü bir hayal ve bir sistem kurmak beraberinde orta ve uzun vadede kolaylıklar ve rahatlıklar getirebilir. Fakat bu sistem sahibinin, hayal edebilen bir insanın bir nevi ödülüdür. Aksi durumda sistem sahibi bir başka teknik becerisi yüksek bir insan ile anlaşabilir ve hayallerini, sistemini ilerletebilir. Fakat sürdürülebilir bir aidiyet hissetmeyen bir birey, dahil olduğu sistem içerisinde tutarlı ve uzun soluklu bir serüven yaşayamayacaktır. Bu konuda elbette sistem sahibinin tutum ve davranışları belirleyici bir faktör olacaktır. Fakat burada belirli bir çizgiyi çekmiş, “sistem” olarak karşı tarafa aktarılmış bir yapıdan bahsediyoruz.

Bu bağlamda reklam ajanslarında da günümüzde sıkça karşılaşılan konum belirsizliğine değinmek gerekiyor. Bir hayalin mimarları ile o hayale ortak olmak için iş birlikteliği yapanlar arasında oluşan uyumsuzluğun son zamanlarda epey arttığını görüyoruz. Peki burada yaşanan problemler kişilerin konumunu bilmemesinden mi kaynaklanıyor?

Daha doğru soru şu olacaktır: Komutan mısın yoksa asker mi?

Kendisine bu sorunun cevabını verebilen kişi, bulunduğu konumda çok daha özgür olacaktır kanaatindeyim.

Mustafa Karabörklü

  • Tags:
  • advertising
  • flat
Önceki
Başka yazı yok
Sonraki
Nazar Ayarı / Fast-look Çağı 
  • Yorum Yok
...
Üste Çık
Flat Dijital © 2024 | Tüm Haklar Saklıdır
Bizi Takip Edin